B12 VİTAMİNİNDEKİ SİYANÜR ZARARLI MI?

B12 vitamini bizim için neden önemli? Bu vitamini dışarıdan alabilir miyiz? Peki bu vitaminin içinde gerçekten siyanür mü var?

Vitaminler, yaşamımız için oldukça önemli olan ve vücudumuzda gerçekleşen enzimatik işlemler için birer katalizör olarak çalışan organik maddelerdir. Vitaminler vücudumuzun sağlıklı gelişiminden sindirim fonksiyonlarına, bağışıklık sisteminden bilişsel fonksiyonlarımıza kadar hemen her şeyde bizim için elzemdir. İlk defa 1912’de  Polonyalı biyokimyacı Casimir Funk tarafından isimlendirilen bu maddeler latince vita ve amin kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Vita, Latincede hayat anlamına gelir. Amin ise bir organik bileşik türüdür. Yani vitamin, yaşamsal aminler anlamına gelir. Ancak sonradan vitaminlerin amin grubuna girmediği anlaşılsa da bu yanlış isimlendirilmeden vazgeçilmemiştir.

Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için videomuzu izleyebilirsiniz.

Vücudumuz için gerekli olan toplamda 13 adet vitamin vardır ve biz bunlardan hiçbirini kendimiz üretemiyoruz. Yani dışarıdan gıda yoluyla almamız gerekir. İşte B12 vitamini de bunlardan biri. Dünyada birçok kişide eksikliği bulunan bu vitaminin kan hücrelerinden kemik hücrelerine, beyinden deriye birçok yerde önemli işlevi vardır. Doğal olarak birçok kişide eksikliği görüldüğü için, bu vitaminleri vücudumuza sağlayan birçok ilaç da mevcut. Şimdi bu ilaçlardan en kötü üne sahip olan siyanokobalamini inceleyelim.

Direkt konuya gireyim ki baştan anlaşalım; siyanokobalamin şeklinde hazırlanmış B12 vitaminlerinin içindeki siyanür size hiçbir zarar vermez. Aslında hekim kimliğimle burada size “Milyonda bir belki zarar verebilir” demem lazım ama bu konuda halka yanlış bilgiler veren insanlar çok rahat bir şekilde kesin cümleler kurduğu için ben de böyle söyleyeceğim. Birazdan size “B12 vitamini içinde siyanür var” cümlesinin ne kadar saçma sapan bir şey olduğunu kanıtlarıyla göstereceğim. Videonun sonunda eminim bana hak vereceksiniz.

B12 vitamini ilk 1940’larda ilaç olarak piyasaya sunuldu ve o zamandan bu zamana kullanılmakta. En çok kullanılan iki form ise metilkobalamin ve siyanokobalamin. Metilkobalamin doğada bulunan, yediğimiz et süt yumurtada bulunan formdur (1). Siyanokobalamin ise doğada bulunmayan, sentetik olarak üretilmiş formdur. Siyanokobalamin, vücudumuza girdikten sonra burada gördüğünüz enzimatik işlem sonucu metilkobalamine dönüşmektedir. Yani sonuçta iki form da vücudumuza bir miktar metilkobalamin vermiş oluyor. Tabii aralarında belli farklar var. Örneğin emilim açısından iki vitamin formu arasında farklılıklar söz konusu. Tabii bu farklar ilacı alan kişinin hastalık durumuna göre değişiyor. Örneğin intrinsik faktör eksikliği nedeniyle B12 eksikliği yaşayan kişilerde siyanokobalamin çok daha iyi emiliyor. Bazı araştırmalar ikisi arasında emilim farkı siyanokobalamin yönünde fazla derken (2, 3) bazıları atılım fazlalığından dolayı metilkobalaminin vücutta daha çok kaldığını söylüyor (4).

Bu formlar arasında farklara belki başka bir videoda daha ayrıntılı değiniriz ama şu an görebildiğimiz kadarıyla aşırı büyük bir fark söz konusu değil. En azından sağlık açısından büyük bir fark yok gibi gözüküyor. Peki fark ne? Metilkobalamin bir 10 kat daha pahalı ve siyanokobalaminin içinde siyanür var. Şimdi gelin bakalım siyanokobalaminin içindeki siyanür bize neden zarar vermez, zarar vermesi için ne yapmamız gerekir.

Birisinin size “Bu ilacın, aşının, yiyeceğin içinde siyanür var” sözü ile geldikten sonra sormanız gereken ilk sorular şunlardır.

  • İçinde ne kadar siyanür var?
  • Ne kadar siyanür benim için zararlı?
  • Hiçbir şeyde siyanür yok bir tek bunda mı var?

Şimdi bu sorulara cevap arayalım. Bakın burada siyanokobalaminin ürün bilgisi var (5). Burada ilaçla ilgili her türlü bilgiyi bulabilirsiniz. Bağlantı adresini sizinle paylaştım zaten. Bakın burada demiş ki günlük 30 ile 100 mcg arasında kullanılır bu ilaç. Hadi bir en yüksek değer olan 100mcg’ı alalım. Burada da siyanokobalaminin molekül ağırlığını görüyorsunuz. Molekülün %2’sini oluşturuyor siyanür. Yani siz en yüksek doz olan 100 mcg alsanız bile vücudunuza alacağınız siyanür miktarı 2 mcg olacaktır. Tamam bu cepte, şimdi de ne kadar siyanür bizim için zararlı ona bakalım.

Toksikoloji rehberlerinden biri olan ToxGuide’a göre en minimal en az zararı verecek siyanür dozu kilogram başına 50 mcg (6). 70 kiloluk bir insan olduğunuzu düşünürsek günlük 3,5 mg siyanür almanız lazım ki en düşük sınıra ulaşasınız. Bu bahsettiğimiz sınır minimum hasar sınırı. Yani sizi kanser yapmayacak ya da öldürmeyecek bir sınır. Size zarar verse bile kısa vadeli ve geçici bir zarar olacaktır bu sınırda siyanür alırsanız. Toksikolojik sınırlarla ilgili daha detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz (7). Bu da mı yetmedi, o zaman başka nelerin içinde siyanür var ona bakalım.

İlk bakmamız gereken şey kendi vücudumuz. Evet bizim vücudumuzda, bizim kanımızda zaten halihazırda belli bir siyanür mevcut. Normal bir insanda kanda 0,2 mcg/mL’den daha az siyanür bulunmakta (8). Bunu maksimum değer olarak alabiliriz. Bu hesapla kanımızda yaklaşık 1000 mcg’a yakın siyanür var.  Ortalama değerlere baktığımızda ise sigara içiyorsanız bu miktar 41mcg/L, içmiyorsanız 16mcg/L civarlarındadır (9). Yani 5 litre kanımız olduğunu düşünürsek, vücudunuzda halihazırda sigara içmiyorsanız 80mcg, içmiyorsanız 200mcg siyanür bulunmakta. Özetle zaten kanınızda 200 ile 1000 mcg arasında siyanür var. Siyanokobalaminden alacağınız 2 mcg siyanürün size ne kadar etki edeceğini siz düşünün.

Kaldı ki biz bu siyanürü zaten başka besinlerden de sık sık alıyoruz. Örneğin elmadan. Elma çekirdeklerinin gramında 1-4 mg kadar amygladin isimli bir madde bulunuyor ve bu madde içerisinde aynı siyanokobalamin gibi siyanür bulunduruyor. O çekirdektedi acı tadı veren şey işte bu madde. Aynı şekilde kayısı çekirdeğinde de siyanür mevcut. Bir kaysı çekirdeği yaklaşık 500mcg siyanür içeriyor. Hatırlarsanız bizim ilacımızda 2 mcg vardı (10). Bu da Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı bir rapordan (11). Erik, vişne ve kayısının içerisinde ne kadar siyanür olduğunu görüyorsunuz. Eğer vişne çekirdeğini kırarak yiyorsanız baya bir dozda siyanür alıyorsunuz demektir. Bir litre vişne suyu içtiyseniz eğer, yaklaşık 4,5 mg siyanür almışsınız anlamına geliyor. Bizim ilaçta ne kadar vardı? 2mcg. Yani 1 bardak vişne suyu içmeniz, bir ilaçtan alacağınız siyanürün 400 katı fazla siyanür almanız anlamına geliyor. Tabii bu sizi korkutmasın, bunlar sizi zehirleyecek kadar büyük sayılar değil. Sadece siyanokobalamindeki siyanür miktarının ne kadar düşük seviyelerde olduğunu göstermek için sizlere verdiğim örnekler bunlar.

Her zaman derim insan biyolojisinde, sağlıkta, tıpta 2 kere 2 4 eder diye bir kural yoktur. Her insan tamamen farklı bir şekilde tepki gösterebilir. Bu yüzden beyaz bir önlük giyip, üstüne steteskop takıp size kesin bilgiler veren inşalardan uzak durmanızı tavsiye ediyorum. (Steteskop da ne alakaysa, sanki sürekli kalp ritmi ölçüyoruz. Hayatımız kalp ritmi ölçmeyle geçiyor). Aynı şekilde benim bu dediklerimde de kesinlik söz konusu değil. Siyanüre çok duyarlı bir kişi olabilirsiniz, o zaman vişne de yemeyeceksiniz, siyanokobalamin de kullanmayacaksınız. Ya da antioksidan mekanizmalarınız iyi çalışmıyordur o zaman da sakıncalı. Sonuçta siyanürün vücuttan atılması için bunların iyi çalışıyor olması gerekiyor. Yani sağlığınızda bir problem varsa metilkobalamin kullanmanızı tavsiye edebilirim. Onun dışında hangisini istiyorsanız onu kullanın derim.

Bugün siyanokobalamin içindeki siyanürden neden korkmamamız gerektiğini öğrendik. Umarım faydalı olmuştur. Unutmayın, tıpta genel geçer doğrular vardır ama kesin doğrular yoktur. Kesin dille konuşan kişilerden uzak durmanızı tavsiye ediyorum. Daha fazlası için kanalımı takip etmeyi düşünebilirsiniz. İlginiz için teşekkürler, görüşmek üzere.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. https://ods.od.nih.gov/factsheets/VitaminB12-HealthProfessional/
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21556950
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/5560708
  4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5312744
  5. https://pdf.hres.ca/dpd_pm/00026115.PDF
  6. https://www.atsdr.cdc.gov/toxguides/toxguide-8.pdf
  7. https://www.atsdr.cdc.gov/mrls/index.asp
  8. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/B978012407821500019X?via%3Dihub
  9. https://www.ebmconsult.com/articles/lab-test-cyanide-level
  10. https://www.intechopen.com/books/toxicology-new-aspects-to-this-scientific-conundrum/a-review-of-cyanogenic-glycosides-in-edible-plants
  11. https://www.who.int/ipcs/publications/cicad/en/cicad61.pdf
  12. http://www.anaturalhealingcenter.com/documents/Thorne/articles/CoEnzymeB12.pdf
Avatar

Osman Karakuş

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji AD -Benim hayat amacım bir gökkuşağı çizmek. Bunu yapabilmek için kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor kalemlere ihtiyaç var. Ama benim elimde sadece siyah kalem var. Bu yüzden ben de "Gökkuşağı nasıl çizilir"i yazmaya başladım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir