Beslenmenin Depresyon Üzerine Etkileri

Beslenme tarzının sağlıkla doğrudan ilişkili olduğu tartışılmaz bir gerçek olarak görülüyor. Genelde diyabet, tansiyon, yüksek kolesterol, bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları beslenmenin etki etme açısından akla ilk gelen sağlık sorunları arasında gösteriliyor. Peki ya yediklerimizin duygu durumumuzu etkileyip depresyona zemin oluşturabileceğini ya da depresyondan kurtulmamızı zorlaştırabileceğini hiç düşündünüz mü?

Bazı çalışmalarda, sağlıksız bir beslenme tarzı depresyonla ilişkili olarak bulunmuştur. Ayrıca, şekerli içeceklerin, rafine edilmiş yiyeceklerin, kızarmış yiyeceklerin, işlenmiş etlerin, rafine tahılların ve yüksek yağ alımının; bisküvi aperatiflerinin ve hamur işlerinin tüketiminin, bazı çalışmalarda artmış bir depresyon riski ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Öte yandan, Japon diyeti (meyve, soya ürünleri, sebzeler, yeşil çay) veya Akdeniz diyeti gibi sağlıklı besinler veya yüksek miktarda zeytinyağı, balık, meyve, sebze, fındık, baklagiller, kümes hayvanları, süt ürünleri içeren diğer sağlıklı diyetler, işlenmemiş et depresyon riskini azalttığını düşündürmüştür (1).

Bu Konuyla İlgili Yapılmış Bazı Çalışmalar

  • Bir vegan diyetin duygusal refah ve üretkenlik üzerindeki etkisini 18 hafta boyunca haftalık bir diyet uygulamasında inceleyen yarı deneysel bir çalışmada 292 kişide depresyon, endişe ve verimlilikte bir iyileşme meydana geldiği görülmüştür (2).
  • 87.618 postmenopozal kadınlarda, glisemik indeks, glisemik yük ve diğer karbonhidrat ölçümleri (eklenen şekerler, toplam şekerler, glukoz, sukroz, laktoz, fruktoz, nişasta, karbonhidrat) ve depresyon arasındaki ilişkilerinin araştırıldığı bir çalışmada, glisemik indeksin artan depresyon oranlarıyla ilişkili olduğu belirlenmiştir. Laktoz, lif, meyve suyu içermeyen meyve ve sebzelerin daha fazla tüketilmesi, düşük depresyon oranları ile anlamlı şekilde ilişkiliydi (3).
  • Metabolik sendromlu altmış denekte, altı aylık kilo kaybı programı sadece vücut yağ kütlesini değil aynı zamanda depresif semptomları, kaygıyı, CRP (C-Reaktif Protein, kan tahliliyle ölçülür ve vüzuttaki iltihabı saptamaya yarar) ve leptini azalttı; dopamin ve serotonini artırdı (4).

Depresyonla İlişkili Olması Muhtemel Bazı Mineraller

Magnezyum, kalsiyum, demir ve çinko alımını, depresif belirtilerin azaltılması ile ilişkili olarak gösteren çalışmalar mevcuttur (5). Bazı hayvan ve insan çalışmaları, diyette düşük miktarda çinkonun depresyonun azaltılmasında rol oynadığını göstermiştir. Randomize, kör ve plasebo kontrollü bir çalışmada, çinko desteğinin ruh hali durumlarını iyileştirdiği; öfke ve düşmanlığı azalttığı gösterilmiştir (6).

Folik asidin duygu durumu üzerine etkisinin araştırıldığı bir çalışmadaysa, plasebo ve kontrol grupları arasında çok ciddi bir fark bulunmamasına karşın; folik asidin duygu durum bozukluğunun başlangıcını geciktirdiğine dair sonuçlara ulaşılmıştır (7).

Sonuç Olarak

Şu da unutulmamalıdır ki; eğer hekiminiz tarafından depresyon tanısı almış ve hekiminiz ilaç reçete etmiş ise bu bilgilere bakarak sadece beslenmeyle iyileşeceğinizi düşünmek elbetteki yanılgı olur. Depresyonu iyileşebileceğiniz bir rahatsızlık olarak görüp, sağlıklı beslenmeyi de bu rahatsızlıktan kurtulmak için destekleyici olarak görmek en doğru yaklaşım olacaktır. Ayrıca sadece depresyon için değil, genel sağlık durumumuz için beslenmemize önem göstermek, birey olarak hepimizin kendimize karşı en büyük sorumluluklarımızdan biri olmalıdır.

Kaynak
  1. Nutritional Aspects of Depression
  2. Mediterranean dietary Pattern and Depression
  3. High Glycemic Index Diet as a Risk Factor for Depression
  4. A Decline in Inflammation is Associated with Less Depressive Symptoms After a Dietary Intervention in Metabolic Syndrome Patients
  5. Dietary Intake of Minerals in Relation to Depressive Symptoms in Japanese Employees
  6. Effect of Zinc Supplementation on Mood States in Young Women
  7. Folic Acid Supplementation For Prevention of Mood Disorders in Young People at Familial Risk

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir