Oral Kontraseptifler Depresyon ile İlişkili Olabilir

Oral kontraseptifler (Doğum kontrol hapları), modern tıbbın en büyük başarılarından biridir. 1960’lı yıllarda bu haplar yaygın olarak erişilebilir hale geldiğinde, kadınların kendi doğurganlıklarını kontrol altına almalarına neden olmuştur ve böylece kadınların toplumdaki rollerini belirlemelerinde çok büyük etkisi olmuştur.

Bugün dünya genelinde 100 milyondan fazla kadın hormonal doğum kontrol hapı kullanıyor ve özellikle gençler arasında popüler (1, 2).

Oral kontraseptifler istenmeyen gebeliklerin önlenmesi için oldukça etkili bir yöntemdir. Cinsel olarak aktif olmayan bazı kadınlar bile, menstrüel ağrının azaltılması veya akne tedavisi de dahil olmak üzere, diğer nedenlerle kullanır bu ilacı kullanabilmektedir (3).

Bununla birlikte, bu ilaç asıl olarak yetişkin kadınlar için geliştirildi ve her ilaçta olduğu gibi uzun vadeli etkileri tam olarak bilinemiyor.

Ergenlik: Hassas bir dönem

Ergenlik hızlı büyüme, vücut ve beyindeki değişimlerle karakterize kritik bir yaşam evresidir . Hayvanlarda, östrojen ve progesteron gibi seks hormonlarının beynin ergenlik döneminde nasıl geliştiğini etkilediği bilinmektedir (4).

Aynısı insanlar için de geçerliyse, oral kontraseptiflerin çoğunda bulunan sentetik östrojen ve progesteronun, bu hassas dönemde zihinsel sağlık üzerinde uzun vadeli yan etkileri olabilir.

Genel olarak, araştırmalar hormonal kontraseptif kullanımı ile depresyon arasındaki ilişki hakkında karışık bulgular ortaya çıkarmıştır. Bazı araştırmalar, bunlar arasında ilişki bulunmadığını, bazıları ise yetişkinlerde oral kontraseptif kullanımının daha düşük depresyon riski ile ilişkili olduğunu göstermiştir.

Ancak Danimarka’da bir milyondan fazla kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, oral kontraseptifleri ya da diğer hormonal kontraseptifleri kullanan kadınların depresyon riski altında olduğu sonucuna varılmıştır (5). 

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir başka çalışmada ise bu ilişkinin genç kadınlarda en güçlü olduğunu göstermiştir (6).

Genç Yaşta Kullanmaya Başlamak Riski Artırıyor

Çocuk Psikolojisi ve Psikiyatrisi Dergisi’nde yayınlanan bu son çalışma, oral kontraseptif kullanımının sadece kısa vadede değil aynı zamanda uzun vadede depresyon riski olup olmadığını incelemesinden dolayı diğerlerinden ayrılmaktadır. Araştırmaya 20-39 yaş arasındaki 1236 kadın dahil edilmiştir.

Araştırmaya katılan kadınların neredeyse yarısı ilk oral kontraseptif kullanımını 13-19 yaş arasında gerçekleştirmiştir ve bu kadınlar yıllar sonra klinik olarak depresyonda olma riski yüzde 16’yken, doğum kontrol hapı hiç kullanmayan kadınlara yüzde 6, yetişkin yaşta oral kontraseptif almaya başlayan kadınlarda ise yüzde 9 bulunmuştur.

Depresyon riski hesaplanırken, ilk mensturasyno yaşı, ilk cinsel ilişki yaşı, mevcut ilişki durumu, sosyoekonomik durum, etnik köken gibi birçok farklılık kontrol altına alınarak istatistik yapılmıştır. Bulgular, genç yaşlarda oral kontraseptif kullanılmasının, bir kadının depresyon riski üzerinde, onu kullanmayı bıraktıktan yıllar sonra bile kalıcı bir etkiye sahip olabileceğini göstermektedir.

Oral kontraseptifler ve Çelişkili Çalışmalar

Öyleyse, neden geçmişte yapılan çalışmalarda doğum kontrol hapı kullanımı ile depresyon konusunda çelişkili bulgular ortaya çıktı? Bu çelişkilerin, araştırmacıların çalıştıkları kadınları nasıl gruplandırdığıyla açıklanabilir..

Çoğu araştırmacı, doğum kontrol haplarının kısa vadeli etkileri ile ilgilendikleri için, şu anda oral doğum kontrol hapları kullanıp kullanmadıklarına göre kadınları gruplandırmışlardır. Ayrıca bu araştırmacılar genel olarak kadınların önceki oral kontraseptif kullanımını dikkate almıyorlardı.

Örneğin sigara içmenin akciğer kanseri riski üzerinde uzun vadeli etkileri vardır . Araştırmacılar, eski bir sigara içicisi olup olmadığına bakılmaksızın mevcut sigara içenler ile mevcut sigara içmeyenler arasında karşılaştırma yapacak olsaydı, sigara içme ile akciğer kanseri riski arasında bir ilişki olmadığı sonucuna varabilirlerdi. Daha önce sigara içip bırakanların ve yaşam boyu hiç sigara içmeyenlerin tek bir “mevcut sigara içmeyen” kategorisinde birleştirilmesi, yanıltıcı sonuçlara neden olabilir, çünkü bu iki grup insan sigara içmenin uzun vadeli etkileri nedeniyle farklı akciğer sağlığına sahip olabilir.

Aynı sebepten dolayı oral kontraseptiflerin depresyon ile ilişkisini araştırırken eski kullanıcılarla ve hiç kullanmayanların ayrı ayrı bakılması daha sağlıklı sonuçlar verecektir..

Sonuç

Hormonal kontraseptif alma kararı çok kişisel bir karardır ve Birleşmiş Milletler’e göre kontrasepsiyon için bilgi alma ve hizmetlere erişim evrensel bir insan hakkıdır. Ayrıca kontraseptif kullanmanın açık yararları vardır ve çoğu kadın olumsuz yan etkiler yaşamaz.

Bu konu hakkında daha fazla araştırma yapılmalı ve gençlerin oral kontraseptif kullanımı ile ilgili bir eylem planı yapılmalıdır.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. The Birth Control Pill A History
  2. Oral contraceptive use among women aged 15 to 49: Results from the Canadian Health Measures Survey
  3. Beyond Birth Control: The Overlooked Benefits Of Oral Contraceptive Pills
  4. Back to the future: The organizational–activational hypothesis adapted to puberty and adolescence
  5. Association of Hormonal Contraception With Depression
  6. Oral contraceptive use in adolescence predicts lasting vulnerability to depression in adulthood
Avatar

Osman Karakuş

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji AD -Benim hayat amacım bir gökkuşağı çizmek. Bunu yapabilmek için kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor kalemlere ihtiyaç var. Ama benim elimde sadece siyah kalem var. Bu yüzden ben de "Gökkuşağı nasıl çizilir"i yazmaya başladım.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir