Özgür İrade, Karar Verme Mekanizması ve Libet Deneyi

Bu yazıya “beyin-zihin-ruh” tartışmasının ortaya çıkmasında hatrı sayılır yeri olan Fransız filozof ve matematikçi Rene Descartes’ in meşhur  “cogito ergo sum”  “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözüyle başlamak istiyorum. Düşünce maddesel varlığımız için bir kanıt olmasa da bilişsel varlığımızın en kıymetli delilidir.

Özgür irade en yalın ifadeyle kişinin davranışlarını arzu ve istekleri ile belirleme ve kontrol altında tutma gücüdür. Bu tanım üzerine onlarca hatta yüzlerce soru ve yorum yapılabilir. Bu yazıda kontrolün kişide mi yoksa beyinde mi olduğu ile alakalı varsayımlardan bahsedeceğiz.

Kaliforniya Üniversitesinde bilinç araştırmaları yapan Benjamin Libet’in 1983’de yaptığı deney şu sorulara cevap aramaktadır: “Eylemlerimizi gerçekleştirmek üzere aldığımız kararlarda, kararı almaya niyet ettiğimiz anda özgür iradeye sahip olduğumuzu söyleyebilir miyiz ?”, “Günlük hayattaki tüm eylem, karar ve niyetlerimizdeki zihinsel faaliyetlerin bize ait olduğunu söyleyebilir miyiz ?”

Libet’in bu amaçla yaptığı ve “yarım saniye deneyi” olarak bilinen deney modeli şöyledir:

Başında EEG başlığı, karşısında saat benzeri bir kadran ve parmağına da EMG bağlı olan denekten sırasıyla: EEG kayıt yapmaya başlamışken, kadrandaki büyük benek bir sayının üzerine geldiği an bu sayıyı zihninde tutması ve hiç beklemeden parmağını kaldırması istenir. Böylece, parmağını kaldırmaya karar verdiği ana ait değer kadrandan parmağını kaldırdığı ana ait değer ise EMG cihazından elde edilecektir.

Parmağın kaldırılmaya “karar verildiği” B noktası ile (kırmızı), parmağın kaldırıldığı O noktası (yeşil) arası 200 milisaniyedir. Yani, parmak “karar” verildikten 200 milisaniye (0,2 saniye) sonra kaldırılmıştır.

Deneğin, parmağını bilinçli olarak kaldırmaya karar verdiği B noktasından, parmağını kaldırdığı O noktasına kadar ortalama 200 milisaniye geçerken, bilincinin ilk defa devreye girdiği andan (B) 350 milisaniye (0,35 saniye) kadar önce, deneğin beyninde bir hareketlenme olmaktadır.

Yani parmak kaldırma deneyi esnasında, beyin faaliyetinin başladığı A noktasından (mavi) parmağını kaldırdığı O noktasına (yeşil) kadar toplam 550 milisaniye geçmiş olup, A ile B arası, deneğin bile haberinin olmadığı ve bilinçsiz geçen 350 milisaniyelik bir zaman dilimidir. Libet deneyinin en kıymetli sonucu; beyin aktivitesinin eyleme karar vermeden önce başlamış olduğunu göstermesidir.

Deney; niyet, özgür irade, bilinçli karar verme süreci gibi pek çok kavramın gözden geçirilmesine ve tartışılmasına sebep olmuştur. A noktasında karar verme sürecini başlatan kaynağın ne olduğu belki de aradığımız en önemli cevaptır. Buna ruh, zihin, irade gibi çeşitli manalar verilebilir. Diğer bir nokta ise aslında bilinçli karar verme eyleminin sadece beynin bir illüzyonu olduğu fikridir. Buna göre “yarım saniye” önce devreye giren süreçler bütününü biz “şu an” olarak algılıyor olabiliriz.

Konuya yönelik son sözleri Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabından iki alıntı ile vermek istiyorum “Günün birinde bütün istek ve kaprislerimizin hangi sebeplere bağlı olduğu, nasıl geliştiği, değişik durumlarda ne gibi yönler aldığı formüllerle ortaya çıkarılsa.. o zaman belki insanlar isteklerinden vazgeçecekler ve bir org çivisinden farksız olacaklardır.

Doğa neyi, ne zaman yapacağımızı bize hiç sormaz; onu hayalimizde canlandırdığımız gibi değil, gerçekte olduğu için kabul etmeliyiz. Böyle yapmasak bile, bize kendini nasıl olsa kabul ettirir.”

Kaynak ve İleri Okumalar

  1. Libet Experiments
  2. David Eagleman: Özgür İradenin Gizemi (Libet Deneyi Değerlendirmesi)
  3. Can Neuroscientists Measure Free Will ?
  4. Prof. Dr. Tayfun UZBAY- Nöropsikoloji ders notları

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir