Wuhan Koronavirüsü İçin Bilim İnsanları Ne Yapıyor?

Bugün sizlere maalesef son zamanların moda konusu olmuş olan wuhan koronavirüsü ile ilgili bilim insanları nasıl çalışıyor ve en son tedavi seçeneklerinden bahsedeceğim.

Evet, dediğim gibi bu konu biraz moda bir konu maalesef. Böyle durumlarda ortamda çok fazla bilgi kirliliği olduğu için acele etmemek ve ağırbaşlı bir şekilde olayları gözlemlemek gerekir. Ciddi, hakemli dergilerde bilimsel gerçekler ortaya çıktıkça bunları takip etmek en akılcı yöntem olacaktır. Ben de her ne kadar arkadaşlarım birkaç kez bu konu hakkında video çekmemi önerse de beklemenin daha doğru olduğunu düşündüm. Ayrıca zaten evrim ağacı, tek yol bilim gibi birçok ciddi bilim kanalı da gerekli bilgileri verdi konu hakkında. Koronavirüs ile ilgili ciddi şeyler öğrenmek için bu kanalları takip etmenizi öneriyorum.

Konuya başlamadan önce şunu da belirtmek istiyorum. Bakın bu bir oyun değil, bu virüs nedeniyle ölen insanlar var. Bunu sosyal medyada biraz daha fazla tık almak için kullanmak en terbiyeli tabiriyle ayıp. Sırf moda bir konu diye internette saçma sapan, yalan yanlış bilgiler saçılıyor ve bunu bir eğlence aracı olarak görüyor insanlar. Yeşil uzaylı dansı salgını gibi düşündünüz herhalde bunu. Lütfen, çok ayıp, yakışıksız bir şey.

Her neyse, benim bu videoyu çekme ihtiyacı duymam da, geçen hafta Nature’da yayımlanan şu makale ve şu video sonucunda oldu. Burada bahsedilenleri özet bir şekilde anlatıp, bu hastalığa çare bulmak isteyen insanların neler yaptığını göstermek istiyorum. Yani bunu gülüp eğlenilecek, prim kasılacak, dalga geçilecek bir şey olarak görmeyip, insanlar ölmesin diye uğraşan bilim insanlarının neler yaptığından bahsedeceğim.

Öncelikle bir virüs salgını ile baş etmenin yollarını anlamak için şu 3 kavramı bilmek gerekiyor. Epidemiyoloji, viroloji Ve farmakoloji. Epidemiyoloji hastalık toplum içerisindeki dağılımını, viroloji virüslerin kendisini ve farmakoloji de ilaç tedavileri inceler.

Bunlar içerisinde en büyük öncelik epidemiyolojinindir. Öncelikle virüsün nasıl yayıldığını anlamamız gerekiyor. Epidemiyolojistler yeni vakaların zamanı ve yeri hakkında bilgi toplar. Yeni hastalıkların nereden geldiğini inceler ve semptomların ne kadar sürdüğünü gözlemler. Bu veriler hastalığın hangi hızda yayılacağı ile ilgili bir model oluşturur. Bu, virüse karşı yapacağımız savaşla ilgili çok kritik bir bilgidir. Buna göre araştırmaların hızı ve süresi ayarlanabilir. Bunun yanında epidemiyolojistler virüsün semptom göstermeden de bulaşıp yayılabileceği ile ilgili veri toplar ve eğer böyle bir durum varsa virüsün tamamen ortadan kaldırılması çok daha zorlaşacaktır. Bir diğer virüsün ana kaynağıdır ve son verilere göre büyük ihtimal bu virüs hayvanlardan kaynaklanıyor.

Bunlardan sonra sıra virologlara geçiyor ve virüsün iç yapısının anlaşılmasına geçiyoruz. Burada virologlar virüsün kendisini incelerler ve fiziksel yapısı ile ilgili bilgi toplarlar. Bunu virüsü bir besi ortamında büyüterek ve deney hayvanlarını enfekte ederek yaparlar. Bu araştırmalar ile virüsün dış ve iç ortamda ne kadar yaşadığını bizlere gösterir. Ayrıca hayvan modelleri de virüsün yayılımının tam olarak nasıl olduğunu gösterebilir. Virüsün fiziksel yapısı üzerinde çalışmak virüsün üzerindeki reseptörleri ve hücre içerisine nasıl girdiğini anlamamızı sağlar. Son olarak virüsün genetik yapısı ile ilgili bilgi toplanır. Ve işte bu iki bilgi bize potansiyel tedavilerin neler olabileceği ile ilgili ipuçları verir.

İşte burada devreye farmakologlar girer. Maalesef ilaç üretimi yavaş bir süreçtir. Bunun nasıl olduğunu ayrıntılı bir şekilde ileride size anlatmayı planlıyorum. Farmakologlar ve diğer biyomedikal bilim insanları virüslerin fiziksel yapısını inceleyerek yeni bir ilaç üretebilirler. Ama bundan daha önce elimizde hali hazırla bulunan ilaçlar denenebilir. Hatta bu işlemler çoktan başladı ve şu an birçok araştırma devam ediyor.

İşte videonun başında bahsettiğim makale de bundan bahsediyor. Aşağıda linkini vereceğim şu listeden şu an araştırması yapılan bütün ilaçlara bakabilirsiniz. Bunlar potansiyel ilaçlar ve elimizde halihazırda diğer viral enfeksiyonlar için kullandığımız ilaçlar. Bunların birçoğu grip, HBV, HCV ve HIV gibi diğer viral hastalıklarda kullanılan ilaçlar.

Şimdi koronavirüsün yapısına baktığımızda ilaç hedefi olabilecek şöyle bir yapıyı görüyoruz. Bu yapı, MERS ve SARS koronavirüslerinde de aynı şekilde vardır. Bu nedenle elimizde var olan ve SARS ve MERS için kullandığımız ilaçları koronavirüs için de kullanabiliriz gibi gözüküyor. Burada gördüğümüz isimler ile bu noktaya etki edebilecek ilaçlar. Örneğin favipiravir grip, sarıhumma ve enterovirüs enfeksiyonlarında kullanılabilen bir antiviral ve yakın tarihli bir çalışmada bu ilacın koronavirüse etkili olduğu gösterildi. Ribavirin de yine aynı şekilde HCV tedavisinde kullanılan ve aynı zamanda MERS ve SARS’a da etkili bir antiviral. Remdesivir de yine SARS ve MERS’e karşı etkili bir ilaç. Hatta ebola tedavisi için de araştırmaları devam etmektedir bu ilacın.

Bunlar gibi birçok maddenin klinik araştırması devam etmektedir ve umudumuz elimizde bulunan bu ilaçlardan birinin insanlar üzerinden güvenle kullanabileceğimiz bir doz aralığının koronavirüse karşı etkili olması yönündedir. Benim düşüncem şimdilik panik yapmaya gerek olmadığı ve birkaç ay içerisinde bu klinik araştırmaların sonuçlarına göre bir pozisyon almamız gerektiğidir. Lütfen sosyal medyada çıkan gereksiz korku yayıcı içeriklere de önem vermeyin. Bunların amaçları sadece ilgi çekmek, ilginizi bu tür yanlış bilgi içeriklerinden uzaklaştırırsanız, bu tür bilgiler de azalarak kaybolacaktır.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Avatar

Osman Karakuş

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji AD -Benim hayat amacım bir gökkuşağı çizmek. Bunu yapabilmek için kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor kalemlere ihtiyaç var. Ama benim elimde sadece siyah kalem var. Bu yüzden ben de "Gökkuşağı nasıl çizilir"i yazmaya başladım.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir